All posts by Mabel

30 Ocak 2015

Olum dedigin kursun gibi agir, zift gibi yapis yapis birsey.

Biz geride kalanlar iste, bir aciklama istiyoruz. Sanki bilsek birseyleri kabul etmek daha kolay olacakmis gibi.. Isaretler ariyorum, sebepler bulmaya calisiyorum. Bulamiyorum… Blogunu, sozlukteki yazilarini, sosyal medyadaki paylasimlarini okudum. Sanki birsey gorsem daha kabullenebilir olacakti. Oysa alakasi yok..

Cozemiyorum, Ekim ortasinda bir baskasina umut verebilmek isterken 3 ay sonrasinda kendine umut verememek nasil oluyor… Aciklayamiyorum,ates gibi zeki, herseye mantikli ve bilimsel yaklasan biri nasil cikis yolu bulamiyor… Bir yandan da diyorum, boyle biri cikis yolu bulamadiysa bir bildigi vardir.

Binbir yonden/binbir yolla dusuncelerimizi internet denilen kara delige saliyoruz. Yakin, uzak herkesten binbir haber aliyoruz. Belki de daha az insandan haber alsak birbirimize ayiracak vaktimiz artar mi? Binlerce gurultunun arasindan dikkatimizi verebilsek bir elin parmaklarini gecmeyecek sayida insana, birseyleri degistirebilir miyiz? Onlara ne kadar ozel olduklarini hissettirebilir miyiz? Birseyleri eksik mi yapiyoruz? Birilerinin soylediklerini dinlemek icin cok mu yogunuz?

Umutsuz olmak cok kolay, hem de aldigimiz kotu haberler, oncesinde aldigimiz onlarca iyi haberi unutturacak kadar agirken… Yine de yurekten diliyorum:  Umarim en umutsuz anda bile yasamaya devam edebilecek gucu kendimizde buluruz.

Gun gelecek bugunku kadar agir olmayacak bu gercek, hafiflesse bile unutmamaliyiz. Bu kaybin bir anlami olmali.

 

13 Kasim 2014

15 gun olmus bile, amcamin haberini alali. Ayni soyadini tasidigim icin gurur duydugum guzel amcamin.. Her bos animda burnumu titreten bir yokluk. Insan zaten hep ozledigi birini bambaska bir sekilde de ozleyebiliyormus.

Bizim ailemizin erkekleri serttir, ciddidir. Amcam hem sert ve ciddi hem de tanidigim en hassas yurekli insanlardan biriydi. Gozleri cabucak dolar, kizarir, sesi catlardi.

Hastanede gecirdigimiz onca sure boyunca bana kol kanat gerecek, yol gosterecek birinin eksikligini hissettim. Simdi geriye donup bakinca goruyorum ki amcam hep ordaydi. Aksam zorla evine yemege goturdugunde de, anneme okusun diye onlarca kitap alip geldiginde de amcam vardi.

Kendimi sudan cikmis balik gibi hissettigim ilk gunlerde amcam abisinin tedavisi icin gittigi yabanci bir ulkede ne yalnizlik cektigini  ‘keske biri birsey soylese, kufur etse bile olur.’ derdim diyerek anlatmisti. Amcam boyle bir cumle soylerdi, senin yasadigin her neyse onu ve cok daha otesini coktan yasadigini anlatirdi.

Amcam benim olmak istedigim herseydi, simdi anliyorum. Zor gunde ihtiyaci olana kol kanat germek, dogru bildigini soylemek, merhametli ve iyi biri olmak, hak yememek ve ayni zamanda dimdik durmak, kendini ezdirmemek, saygi ve degeri gormek bir arada olabilir, en adam gibi kanitiydi.

Amcam bana bibirik derdi, gunlerdir onu dusunuyorum. Ne isiniz var oralarda, gelin birbirimizi yasayalim derdi, ben de gulup gecerdim genclik ukalaligimla..Simdi benim payima her raki ictigimde onun serefine kadeh kaldirmak kaldi.

Durmadan da soruyorum kendime, sarildiginda kendini guvende hissettigin kac kisi kaldi ki geride?

Diger yandan da icine ediyim ki, hayat dolu dolu devam ediyor, zamani durduramiyorsun. Yaprak dokuyor bir yanim, bir yanim bahar bahce.

Fasulyeler uzerine bir yazi

Bugun fasulyelerle alakali bir yazi yazacagim, uyariyorum.

Sanki bir gun olmeyecekmis gibi sabirla ayikliyoruz bazen fasulyeleri kabuklarindan. Sonsuz zamanimiz varmis ve o an o fasulyeleri ayiklamaktan daha anlamli baska hicbirsey yokmus hayatta gibi, fasulyelere sariliyoruz. Sanki olum dosegindeyken geriye donup baksak o anlar unutulacakmis gibi. Ama aslinda sabirla hayata gecen seylerin bizde biraktigi izlerin yeri degistirilemez. Bilmiyorum belki de birileri sinirli zamaninda, surekli geriye dogru sayan bir sayacin varligini bile bile o fasulyeleri tek tek ayirip emek verdigi icin en ufak, en onemsiz sey bile en anlamli seye donebiliyor. Ve belki de biz olum dosegimizde o fasulyeleri omur boyu yedigimiz en lezzetli fasulyeler olarak anacagiz, belki de o fasulyeleri ayiklayan elleri ozlemle yadedecegiz.

Iste tam da bu yuzden annelerin yeri dolmaz..

Zamaninda ‘fasulyelerle ugrasilir mi?’ diyen halimizi hatirlayacagiz eminim, o gencligimizi ozleyecegiz.

 

Bir donemin sonu

Franklin

Bugun 8 seneden sonra Massachusetts’deki son gunumuz.  Insan yillar boyunca ayni rutini yasayinca sanki o donguden hic cikamayacakmis saniyor. Bunaldigim her an o donguden cikmayi bir kez becerdiysem bir daha becerebilecegimi hatirlattim kendime. Son ana kadar gerceklesmeyecekmis gibi davrandigim bir hayal gercek oldu.

Dusunuyorum da, 8 yil once cok acemi ve cocuk olarak adim attigim bu kitada tek basima yasamayi, baska bir ulkeye alismayi, is bulup profesyonel hayata gecmeyi, evlenip ortak bir hayati yasamayi, daha sosyal olmayi ogrendim ama ayni zamanda kendime yetmeyi ogrendim.  Insanin icine dustugu durumdan kurtulmasi icin yine kendisinin harekete gecmesi gerektigini bir kez daha ogrendim. Daha da onemlisi neleri yapip, neleri yapamayacagimi ogrendim.

Suphesiz bu yakaya ilk adim attigimdaki insan degilim. Iyi ki de degilim. Fotograflardaki cocuklugum artik yok.  Olmamasi da kabulum. Hayat dedigin boyle birsey. Bir bakmissin olaylarin icindesin, fotograf gibi sabitlenmis kafanda, bir bakiyorsun ustunden yillar gecmis ve o resme bakiyorsun disaridan. Bu ikisinin arasi aslinda saatler gibi geliyor…

Bir saat icinde tasima sirketi gelecek, oglen de arabamiz yola cikacak. Kahraman’in ve benim geride kalan ortalama 9 senede biriktirdigimiz seylerin uzerinden gecip duzenlemek yorucu olsa da simdi yepyeni ve temiz bir sayfaya haziriz.

California, biz geliyoruz. :)

 

Bodrum cephesinden bildiriyorum

Geride kalan 3 ayi ozetlemek zor olacak.

Ben bir dilek dilermis gibi bir hayale tutundum. 1,5 senedir suren cogu zaman hayal kirikliklariyla dolu yeni bir is bulma sureci sonunda bitti. Benim artik yeni bir isim var.  Yeni bir ise basladigimda bu kadar heyecanlanacagimi soyleseler inanmazdim.

Yeni bir is ile birlikte yeni bir eyalet, yeni bir sehir, yeni bir ev de bizi bekliyor. Biz yepyeni bir baslangic yapmaya haziriz. 7 Agustos 2014’de Dogu yakasindan Bati yakasina gocuyoruz. 8 senelik Rhode Island ve Massachusetts maceram bitiyor. Sonrasinda California’li oluyoruz.

Is duzenim belli olunca da eski isimden ayrildim, simdi Bodrum’dayim. Turkiye’de hersey bir karambolle ilerliyor.  Kriz yonetimi ve problem cozme yetenegini gelistirmek icin ideal bir ailem var. Daha da yazmayi planliyordum ama yeni bir krizi cozmem gerekiyor:)

Bazen insanin ne kadar yol kaydettigini anlamasi icin basladigi noktaya donmesi gerekiyor.

Agir konular

Foto Referans: http://neurorelay.com/2012/10/07/female-brain-versus-male-brain/

Uzun bir aradan sonra uzun bir yazi yerine agir bir konuya dair iki link veriyorum. Son zamanlarda baya ilgimi ceken iki makale:

1. The Confidence Gap

For some clues about the role that nurture plays in the confidence gap, let’s look to a few formative places: the elementary-school classroom, the playground, and the sports field. School is where many girls are first rewarded for being good, instead of energetic, rambunctious, or even pushy. But while being a “good girl” may pay off in the classroom, it doesn’t prepare us very well for the real world. As Carol Dweck, a Stanford psychology professor and the author of Mindset: The New Psychology of Success, put it to us: “If life were one long grade school, women would be the undisputed rulers of the world.”

Many girls learn to avoid taking risks and making mistakes. This is to their detriment: many psychologists now believe that risk taking, failure, and perseverance are essential to confidence-building. Boys, meanwhile, tend to absorb more scolding and punishment, and in the process, they learn to take failure in stride. “When we observed in grade school classrooms, we saw that boys got eight times more criticism than girls for their conduct,” Dweck writes in Mindset. Complicating matters, she told us, girls and boys get different patterns of feedback. “Boys’ mistakes are attributed to a lack of effort,” she says, while “girls come to see mistakes as a reflection of their deeper qualities.”

What a vicious circle: girls lose confidence, so they quit competing, thereby depriving themselves of one of the best ways to regain it. They leave school crammed full of interesting historical facts and elegant Spanish subjunctives, proud of their ability to study hard and get the best grades, and determined to please. But somewhere between the classroom and the cubicle, the rules change, and they don’t realize it. They slam into a work world that doesn’t reward them for perfect spelling and exquisite manners. The requirements for adult success are different, and their confidence takes a beating.

Yes, women suffer consequences for their lack of confidence—but when they do behave assertively, they may suffer a whole other set of consequences, ones that men don’t typically experience. Attitudes toward women are changing, and for the better, but a host of troubling research shows that they can still pay a heavier social and even professional penalty than men do for acting in a way that’s seen as aggressive. If a woman walks into her boss’s office with unsolicited opinions, speaks up first at meetings, or gives business advice above her pay grade, she risks being disliked or even—let’s be blunt—being labeled a bitch. The more a woman succeeds, the worse the vitriol seems to get. It’s not just her competence that’s called into question; it’s her very character.

2.  Lean Out: The dangers for women who negotiate

In four studies, Bowles and collaborators from Carnegie Mellon found that people penalized women who initiated negotiations for higher compensation more than they did men. The effect held whether they saw the negotiation on video or read about it on paper, whether they viewed it from a disinterested third-party perspective or imagined themselves as senior managers in a corporation evaluating an internal candidate.

It happens, too, in situations that are removed from the negotiating table: when, despite the odds, women find themselves in leadership positions. Female leaders who try to act in ways typically associated with male leaders—assertive, authoritative, directive—are seen far more negatively than males. In the modern world, we’d like to think ourselves above such base stereotypes. But that doesn’t mean that discrimination goes away; it means that it shifts from the explicit to the implicit realm. “It’s the idea of second-generation feminism,” Bowles says. “We have these culturally ingrained ideas about what we consider attractive or appropriate, ideas of what’s O.K. for men or women. And when women violate it, people have an aversive response.”

Women are potentially being evaluated according to different criteria, even if the person doing the evaluation doesn’t realize it. Julie Phelan and her colleagues at Rutgers have found that, when women are already in the hiring or promotion process—that is, when their credentials have already been screened and they are in the interview phase—the focus shifts away from their competence and toward their social skills. That effect is absent for male candidates.

Araya hayat girdi

bodrum-nisan2014

Bir aydir basi bos kalmis burasi. Aklimin kosesinde dusundugum binlerce konu var ama onlari degerlendirip oturtacak firsatim yok. Son zamanlarda ayni anda onlarca topu yere dusurmeden havada tutma cabasiyla dolu.

Kisa kisa konu basliklari, umuyorum uzun uzun yazacak firsatim da olur:

  • Calisma hayatimda bildigin kocaman bir deprem oldu. Takimimin neredeyse yarisi bir gunde isten cikartildi, akabininde yine neredeyse sirketin yarisi isten cikarildi.  Neden calistigimin biraz daha iyi farkeder oldum. Bir de etik insan olabilmenin ne cok boyutu oldugunun…
  • Arada 1 haftaligina Turkiye’ye kactik. Sanirim artik evimin Turkiye’de olmadigini uzulerek degil de huzurlu bir sekilde kabul ettim. Artik ne ben Amerika’ya ilk yola ciktigim zaman ki insanim, ne de geride kalanlar biraktigim insanlar. Demek ki hicbirimiz oldugumuz yerde durmamisiz. Ve bu kacinilmaz ve guzel. Hepimiz buyuduk.
  • Diger yandan 1 sene oncesinde basladigim is degisikligi girisimine tum hiziyla devam ediyorum. Bu surecin benim icin bu kadar duygusal dalgalanmalara neden olacagini tahmin etmiyordum. Sanki her bir mulakat bambaska bir gelecegin kapisini araliyor, oylesine umutla dolup, hayallere daliyorum. O kapi tamamen aralanmayinca da hayatina kaldigin yerden devam etmek zorlasiyor, cunku sonucta aklinin bir kosesinde o bambaska bir gelecegin olabilecegini gordun, hayal ettin.
  • Hepimizin icinde iyi ve kotu olma kapasitesi var. Hic birimiz pur melek veya pur seytan degiliz. Bir omur boyu diliyorum ki hayat bize her zaman dogru bildiklerimiz her ne ise onu olabilecegimiz imkanlar sunsun.