30 Ocak 2015

Olum dedigin kursun gibi agir, zift gibi yapis yapis birsey.

Biz geride kalanlar iste, bir aciklama istiyoruz. Sanki bilsek birseyleri kabul etmek daha kolay olacakmis gibi.. Isaretler ariyorum, sebepler bulmaya calisiyorum. Bulamiyorum… Blogunu, sozlukteki yazilarini, sosyal medyadaki paylasimlarini okudum. Sanki birsey gorsem daha kabullenebilir olacakti. Oysa alakasi yok..

Cozemiyorum, Ekim ortasinda bir baskasina umut verebilmek isterken 3 ay sonrasinda kendine umut verememek nasil oluyor… Aciklayamiyorum,ates gibi zeki, herseye mantikli ve bilimsel yaklasan biri nasil cikis yolu bulamiyor… Bir yandan da diyorum, boyle biri cikis yolu bulamadiysa bir bildigi vardir.

Binbir yonden/binbir yolla dusuncelerimizi internet denilen kara delige saliyoruz. Yakin, uzak herkesten binbir haber aliyoruz. Belki de daha az insandan haber alsak birbirimize ayiracak vaktimiz artar mi? Binlerce gurultunun arasindan dikkatimizi verebilsek bir elin parmaklarini gecmeyecek sayida insana, birseyleri degistirebilir miyiz? Onlara ne kadar ozel olduklarini hissettirebilir miyiz? Birseyleri eksik mi yapiyoruz? Birilerinin soylediklerini dinlemek icin cok mu yogunuz?

Umutsuz olmak cok kolay, hem de aldigimiz kotu haberler, oncesinde aldigimiz onlarca iyi haberi unutturacak kadar agirken… Yine de yurekten diliyorum:  Umarim en umutsuz anda bile yasamaya devam edebilecek gucu kendimizde buluruz.

Gun gelecek bugunku kadar agir olmayacak bu gercek, hafiflesse bile unutmamaliyiz. Bu kaybin bir anlami olmali.