Sofra basi mucizeleri

Kaynak: Studio Impressions Photography

Bence hayatin en kucuk mucizeleri her zaman bir sofra basinda yasaniyor.

Guzel bir yemegin yaninda edilen sohbetin ne cok ani yarattiginin, ne cok sikintiya derman oldugunun, ne cok unutulmaz ana evsahipligi ettigini biliyorum. O yuzden birilerini yemege davet etmek benim icin cogu zaman iki kere heyecan verici oluyor. Oncelikle acaba ne yemekler yapsak? ve kimbilir neleri paylasacagiz?

En anlamli, eglenceli ve zevkli sohbetlerin kendiliginden basladigini da deneyimle ogrendim. Hayattaki bircok sey gibi, keyifli sohbetler de sen cabalamazken kendiliginden hayat buluyor, ayni asik olmak veya bir anda karsina cikan inanilmaz fotograf kareleri gibi.
Continue reading Sofra basi mucizeleri

Ve Daglar Yankilandi

                           Ve Daglar Yankilandi

Soyle bir gercek var ki, hayattan aldıgım keyif okudugum guzel bir kitap varsa iki katina cıkıyor. Bir firsat bulsam da kitaba geri donsem heyecanı beni mutlu ediyor. Kitap okurken bambaska bir dunyaya gidebilmek derin ve tertemiz bir nefes almisim hissi uyandırıyor bende.

Kitap yorumları genelde bana sıkıcı gelir, herkes icin hikayenin farkli bir noktasi cok etkileyici gelir, karakterler fazlasıyla derin analiz edilir, vs. Fakat bu kitap unutmak istemedigim ve okurken hissettiklerimi tekrar tekrar hatırlamak istedigim bir kitap. O yuzden bir yazi yazmak sart oldu. Bir kere kitabin adının icinde o’nun adı var, sırf bu sebepten bile sevebilirdim ama okudukca sebeplerim arttı.

Hani basucunda tutup altını cizdigin satırları gunu bitirmeden once yeniden ve yeniden okumak isteyecegin kitaplar vardir ya, bu kitap da o turden bir kitap. Insan boyle kitaplara cok sık denk gelmiyor. Bana en son aynı duyguyu veren kitap Kumral Ada Mavi Tuna’ydı.
Continue reading Ve Daglar Yankilandi

Geride kalan yillara: 2013

2013
Adettendir geride kalan yil nasil gecti yazmak istedim.
2013 mucadele ve buyume yiliydi benim icin. Icindeyken hic ogrenmemeyi diledigim ama birazcik disaridan bakabildigimde iyi ki bu yasimda bu gercekleri gordum dedigim bir seneydi. Sanirim hayatin her an degisebilecegini, sevdiklerimizi kaybetmeye tahmin ettigimizden daha yakin oldugumuzu ogrendigim sene bu sene oldu. Artik ‘Hayatta ne kadar cok kotu sey var ve gelecekte bunlari ben de yasayacagim’ diye dusunmek yerine, ‘Bir gun yasayacagimi biliyorum ama o gun gelene kadar yasadiklarimin tadini cikaracagim, sukurler olsun’ diye dusunmeyi ogreniyorum.

2013 cogunlukla hep ayni istikamete olsa da bol yolculuklu bir seneydi. Amerika icinde Florida, Detroit, Long Island’i kesfettik. Yurt disinda Japonya’yi. 2014’un daha cok gezmeli, unutulmaz anilar yarattigimiz, bol bol eglendigimiz bir sene olmasini diliyorum. Diger yandan 20’li yaslarimin sonuncusunu yasayip 30’lara adim atacagim bu sene. 20 yasina girdigim gun onumdeki 10 senenin hayatimda ne buyuk degisiklikler doguracagini az cok tahmin ediyordum, universite bitecek, is hayati baslayacak, vs. Su an onumdeki 10 senenin bana ne getireceginden o kadar da cok emin degilim. 20 yasina girerken ki ‘Zaten kesin 30umu gorecegim’ piskinligim artik yok. Geriye donup baktigimda mutluluk ve memnuniyetle gozlerimi dolduran bir sene olsun 2014 ve onunla baslayacak olan 30’lu yaslarim, bunu diliyorum.

Zamanla sanirim barisiyoruz hayatla, eski korkakligimdan, acemiligimden siyriliyorum. Insan sinirlarini test edilmezse bilmezmis ya, simdi kendi sinirlarimi onceye gore daha cok biliyorum. Limitlerimle yuzlestikce daha da cesur oluyorum sanki. 2014 hosgeldin! Bakalim neler yasayacagiz birlikte, tum sevdiklerimize iyi davran, olur mu?