Kendimi kaybolmus hissettigim gunler icin kendime hatirlatma…

Son zamanlarda kendini kaybolmus hissediyor olmanin sebebi, baskalarinin senden neler beklediklerinin cok fazla bilincinde olman. Ustlenmen gereken rollere dogru sanki saatli bomba gibi geri sayiyorsun, beklentileri karsilamak icin. Geri sayim ilerledikce ve sen kendini o rollere hic de yakin gormedikce kendini surekli ‘ama daha vaktim var’ diye telkin ediyorsun. Geri sayim iyice azaldikca kendini sorgulayip, umutsuzluga kapiliyorsun. Herkes nereye gidecegini biliyor, onlardan bekleneni yapiyor ama sen ne yapmak istedigini bilmedigin ve beklenileni de yapmak istemedigin icin mizikcilik yapiyormussun gibi hissediyorsun.

Herkes surekli neyin, nasil ve ne zaman yasanmasi gerektiginden bahsediyor. Nasil mutlu olunur, nasil daha zengin olunur, 20’li yaslar nasil daha verimli olur, iliskiler nasil daha uzun omurlu olur. Her kafadan bir ses cikiyor ve sen duydugun, okudugun, gordugun her seye bir umutla sariliyorsun. Okuduklarin ile yasadiklarin ortusmeyince de kendini kaybolmus hissediyorsun. Bu sorularin hicbirinin tek bir cevabi veya formulu yok ki herkese ve her duruma uysun.

Sen oldugun gibi, yeterlisin. Surekli “daha xxxx” olmak zorunda degilsin. Daha basarili, daha caliskan, daha iyi, daha anlayisli, daha sabirli…Surekli bir hedefe ulasmak icin kosmak zorunda degilsin. Kendi secmedigin rollere girmek zorunda degilsin. Hayati bildigin gibi, keyif aldigin gibi, mutlu oldugun gibi yasamalisin. Hayat hesapsiz kitapsiz, formulsuz, taktiksiz ve paldir kuldur yasaniyor aslinda. Hesapsiz kitapsiz oldugu icin ve oldugu zaman ask oyle guzel, formulsuz oldugu icin ve oldugu zaman dostluklar, yoldasliklar paha bicilmez, plansiz oldugu icin ve oldugu zaman bakismalar, el tutmalar anlamli. Herseyden ote, sen boyle oldugun gibi iyisin, guzelsin, yetersin.