Daha iyi

Dusundukce, gozlemledikce, kafam karistikca, sorguladikca aslinda oldugumuzdan daha iyi olmaya dogru adim atiyoruz. Standard hayatlarimizi kabul etmeyince, kendimize gore sekillendirmenin sancilarini hissettikce, zorlandikca, yoruldukca kendimizi buluyoruz. Her sunulani kabul etmeden, her soylenileni dusunmeden, her gordugumuzu sorgulamadan inanirsak biz olmaktan cikariz, bunu yeni yeni farkediyorum –sagol Daglar-.

Hayatimizin ‘zorunlu bakim’ gereken yonlerinden sikayet ettikce ve aslinda daha az bakim verdikce kendimize kanat cirpicak alan birakiyoruz.

Bugune kadar kafa yordugum, aklimin karistigi her duruma kizarken sanirim bundan sonra memnun olacagim. Ben her kafa karisikliginin arkasindan kim olmak istedigimi, ne oldugumu, ne olabilecegimi ve ne olmayi istedigimi her seferinde secerek ilerliyorum. ‘Ben dogruyum’ demek yerine ‘ben dogru muyum?’ diye sorgulamam beni daha iyi bir insan yapiyor.

Torpuleniyorum, yaralaniyorum, yogruluyorum, tam seklimi aldim derken yeniden calkalaniyorum ama sonunda daha iyiye dogru ilerliyorum hep. Mukemmele dogru degil, sadece olabilecegimin daha iyisine.

Halen daha kendime dair, bize dair, hayallerime dair, yapmak istediklerime dair planlar, hayaller kurarken bencillik yaptigimi zannediyordum. Su an farkindayim ki, bu bencillik olmaktan cok uzak, bu sadece benim yurumek istedigim yol. Yaninda getirdigi firtinalara, sorgulamalara raziyim.