Sen anla

Guzel bir sarki dinlediginizde sizin de burnunuzun diregi titriyor mu?

Eskiden annemle ben ne zaman aklimizi dagitmak istesek yuksek sesle Haris Alexiou dinleyip, masmavi denizin ortasinda bir teknede oldugumuzun hayallerini kurardik. Simdi ne zaman Haris Alexiou duysam bizim salona geri donuyorum. Annem her zamanki koltugunda, ben yerde oturuyoruz.

Burdan gelmek istedigim aslinda muzigin hayatimdaki yeri. Bazi sarkilar var ki sanki hayatimin belli bir doneminin fon muzigi. Ne zaman onlari dinlesem o doneme geri donuyorum. Bu sarkilardan biri: Sen anla.

Ben bu sarkiyla ilkĀ  defa sekiz sene once Van’da Levent Yuksel’i dinlerken tanistim. Ne zaman dinlesem yeniden Van’a, o acemi, cesur, asik halime geri donuyorum sanki.

Sarkinin sozleri ve muzigi cok etkileyici (soz-muzik Ozlem Tekin) ama bana sorarsaniz Ozlem Tekin vokali sarkiyi bambaska bir duyguya sokmus. O yuzden sanirim son zamanlarda cokca Ozlem Tekin’in soyledigi halini dinledikce birseyler eksik gibi geliyor. O yuzden tereddutsuz ‘Sen anla’yi Levent Yuksel soylesin, Ozlem Tekin vokal yapsin, ben Van’a geri doneyim.

Hangi sarkidan bahsettigimi bilmeyenler icin, buyrun efendim: