benden bu kadar

Bazen olmuyor, ne kadar ugrasirsan ugras, cabalarsan cabala, birseyler yolunda gitmiyor. Sanki etrafta surekli yanlis gitmeyi bekleyen seyler ve yanlis anlamayi bekleyen insanlar var. Sanki surekli birseyleri cozmek ve birilerini anlamak zorundayim.

Tam da hayatim kendi hiziyla akiyor, mudahale etmiyim derken, tam da ben boyle mutluyum, baskalarina golge etmeden, baskalarinin golgesi olmadan derken, bir bakiyorsun, her damlasina emek verdigin, sevdigin, cabaladigin hayatin gurul gurul, tertemiz akarken birsekilde yoluna engel koyan, akisini bozan, hizini tepetaklak eden birseyler hep cikiyor. Kimseyi kirmayayim, herkesi memnun ediyim ve hersey yolunda gitsin derken, senin tum titizligine, cabalamana ragmen yine birileri hep mutsuz, hep magdur ve hep hakli. Senin hep elin yureginde, sen hep mahcup, sen hep uzgun.

Cirkini gormek yerine guzeli gormek, hatayi aramak yerine dogruyu farketmek, birseyleri yikmak yerine iyilestirmek bu kadar zor olmamali.

Hayat bu kadar zor olmamali.