Mabel diyor ki.

Burayi aklimdan gecenleri not etmek, yillar sonra bakarsam bu senelere dair kaydim olsun diye yaziyordum.
Sevdiklerimle, bir bagimin olmasini istediklerimle ortak bir alan olsun diye seviyordum.
Simdi goruyorum ki, hicbir bag tek tarafli kurulamaz.
Kim oldugumu, ne yapip yapamayacagimi biliyorum.
Kendimi, yasadiklarimi, aklimdakileri birilerinin gozune sokmak en istemedigim, sevmedigim sey.
Buraya birseyler yazdikca kendimle celisiyorum gibi hissediyorum.
Icimden gelirse yine bir gun yazarim.
Ama simdilik Mabel uzun sure hicbirsey demeyecek gibi gozukuyor.

Her gun kendi kosturmasinda o kadar cabuk geciyor ki bir bakiyorum hayat gurul gurul akiyor. O kadar hizli yasaniyor ki anlar, bir kenara not etmezsem sanki hic yasanmamis gibi.

Bugun de kayit dusulmezse olmaz gunlerden biri. Bugun baharin ilk gunu! Tam da agaclar pembe, beyaz ciceklerini acmaya baslamisken.

Insan uzagina dusunce en yakinlarinin, sevdiklerinin daha iyi anliyor hayatlarindaki yerini. Hayatin, zamanin, yaslarin, sifatlarin, mesafelerin degistiremeyecegi baga sahip oldugunu bilmek dunyanin en buyuk zenginligi. O yuzden oyle zenginiz ki.

Kardes olmak demek, nerede olursan ol, yoklamak, kollamak, onun yasadiklarina sahit olmayi dilemek, kol kanat germek demek. Abi, abla da olsan, kucuk kardes de.

Onun sevincini hissedip, sikintisinda dusuncelenmek demek.

Kardes olmak paylasilan anlarin coklugundan cok paylasilan iki kelimenin derinligini yurekten hissetmek demek. Cok uzaginda olup da gunluk paylasimlari kacirsan da bir telefon gorusmesiyle yetinmek demek, efkarli bir aksamda onun sevdigi sarkiyi dinlemek belki de.

Kendi hayatini yasarken, diger yandan bir digeri icin guzellikler dilemek, cesaretlendirmek, yan gozle ona sahip cikmak demek. Onun mutlulugu icin kimi zaman ‘keske elimde olsa…” ile baslayan hayaller kurmak demek.

Hayatimiz boyunca bizden hep birilerinin ‘dogru’suna gore yasamamiz bekleniyor. Diliyorum ki, sen kendi ‘dogru’ndan, kendi bildiginden sasma. Bu hayatta gerceklestirmen gereken en buyuk sorumlugun, ‘mutlu’ olman cunku.

Bir omur boyu oldugun gibi kalmani, hic yok yere parlayip kukremeni, sonra hicbirsey olmamis gibi sarilip opmeni,

Yeni birsey duydugunda gozlerinin acilip heyecanla sorular sormani,

Bugune kadar gonullu oldugun her seye karsi gosterdigin tutkuyu, bagliligi, kendi dogrularin icin de sonuna kadar savunmani diliyorum.

Iyi ki dogdun, iyi ki varsin.

Kardeslerin.

Giycek Nostaljik Fotograf Studyosu acildi!

Uzaktan da olsa arka planindaki detayli calismalara ve emeklere sahit oldugum super bir proje hayata gecti.

Giycek Nostaljik Fotograf Studyosu!

Bugune kadar Anadolu’nun bagrinda nefes alan Turk milletinin  “kovboy erkek ve kabarik etekli  kontes kadin” olmaya burundugu Avrupa/Amerikan vari orneklerini gordugumuz fotograf studyolarinin tam da bize uygun olani sonunda hayata gecti! Artik soyumuzun kovboylardan ya da kont ve konteslerden gelmedigi gercegini kabullenebiliriz.

Gozde ki cektigi her fotografa bakmaya doyamadigim bir fotografcidir, bu projesinde de  cok guzel seyler yaratacagindan eminim. Bugun acilisini sergiyle yaptiklari Fotograf Studyo’su Galata’da!

Ulasim ve iletisim bilgileri:

Serdar-ı Ekrem Caddesi
Doğan Apt. No.30-C
Galata/İstanbul

t. 0-212-251-8181

e. info@giycek.com