insanlik

Her bireyin kendine ait bir dunyasi, bir hikayesi var. Bunun bilincinde oldugumun bilinmesini isterim. Herkesin hayata karsi farkli anlayisi ve bakisi oldugunu da biliyorum. Ama oturup da anlamlandiramadigim birseyler var insanlara dair.

Insanlarin kendilerini dunyanin merkezine koymalarini, diger herkesin onlar icin varolduguna, her zaman her hikayede oznenin kendileri olmasi gerektigine inanmalarina anlam veremiyorum. Buna saflik mi demeli, bencillik mi emin degilim.

Herkes birilerinin kahramani olmak ister. Ki bize ogretilegelmis kahramanlik kaliplarinin disinda birer kahramandir da herkes. Otobuste cok yorgun birine yer verirsin, kucuk bir cocugun bir agaca tirmanmasina yardimci olursun, birine gulumsersin ve aslinda haberin bile olmadan, amacin o olmadigi halde o kisi icin bambaskalasir varligin. Ama haberin olmaz iste. Bana sorarsan guzelligi de budur. Tum hayatin guzelligi budur. Sen icinden gelerek bir soz soylersin birine, o soz onun yuregine su serper, sen onun dostu olursun bir anda.

Fakat dile getirilmez boyle seyler. Reklami yapilmaz. Afise edilmez ama kiymeti bilinir. Kiymet bilenler de zaten duruma, mekana gore kiymet bilmezler. Onlarin gozlerine sokmaya gerek yoktur kendini.. Insanlar arasinda konusulmayan, dile getirilmeyen ama herkesce bilinen bir bag vardir. Insanlar yureklerinde bilirler, soze gerek yoktur. Eger insanliga inaniyorsam, asil sebebi budur.

Aslinda herkes tam da bu nedenle birer kahramandir. Yaptigin en ufak sey bir hayati derininden etkilebilecegi icin…

Tum bunlarin yaninda bir de inatla hayatlarini baskalarinin gozlerine sokanlari, yasadiklarini onemli bir an oldugu icin degil, ‘duyulsun, bilinsin’ diye anlatanlari gordukce icim eziliyor, anlam veremiyorum.