Distant dreamer

Sonbahar

Kucuk bir kiz soyluyor gibi sanki…

Duffy-Distant Dreamer

Although you think I cope,
my head is filled with hope…
of some place other than here.

Although you think I smile,
inside all the while…
I’m wondering about my destiny.

I’m thinking about,
all the things,
I’d like to do in my life.

I’m a dreamer,
a distant dreamer,
dreaming for hope, from today.

Even when you see me frown,
my heart won’t let me down,
because I know there’s better things to come.

And when life gets tough,
I feel I’ve had enough,
I hold on to a distant star,

I’m thinking about,
all the things,
I’d like to do in my life…

I’m a dreamer,
A distant dreamer,
dreaming for hope from today.

Puslu havalar

Havanin puslu, kapali oldugu, uykunun dort tarafta gezindigi havalarda insanin icinden eline cayini ve kurabiyesini alip sevdigi biriyle oturup laflayasi gelir ya..Ise basladigim ilk zamanlarda yerli yersiz anlarda cocuklugum, veya ogrenciyken kendi kendime ilan ettigim kacamak tatillerim geliyordu, cok fena icleniyordum. Simdi ise adapte olmaya basladim sanirim. Disarida gene bahsettigim gibi cam kenarinda cay-kurabiye ikilisine eslik etme havasi var. Ben ise isyerindeyim. Cozumu ise ayni seyi burada kendime ayni ortami yaratmakta buluyorum. Cayimla ben sohbet ediyoruz monitor kenarinda:)

Is-guc

Bugun ilk defa isyerimde bana yardimci olan menejerim olmadan buyuk bir isin altina giriyorum. Dun geceden beri aklimda…Surekli yapamayacagimi dusunup panik olacagima, cok kolay halledecegimi dusunup icimi rahatlatmaya calisiyorum. Umarim utanmam.

Lutfen utanmayayim..

Baslangici baska, sonu baska bir yazi..

Baskalarinin sayfalarini okudukca daha da iyi farkediyorum. Hepimizin hayatinda guzel anlar, kotu anlar var. Hepimizin aklinda surekli dusundugu birseyler var. Hepimiz kimi zaman gozyasi dokuyoruz, kimi zaman kahkahalar atiyoruz. Herkes farkli yollardan geciyor belki ama hepimizin ortak paydasi yani insani duygularimiz var. En yakinlarimiz da dahil herkese, aslinda, sadece hayatimizi gostermek istedigimiz gibi sunuyoruz. Ben buraya simdiye kadar yasadigim mutluluklari–ki cok sukur sansliyim bu konuda– veya unutamadigim anlari yazsaydim, ozenilesi, istenilesi, yasanilasi bir hayatim varmis gibi gelecekti okuyanlara. Ki dogru, oyle bir hayatim var. Ama onun yerine aklimdan gecen sorulari, yerli yersiz endiseleri, karamsar dusuncelerimi yazarsam da hayatim zor ve yorucu gibi gelecekti okuyanlara. Ki bu da dogru, oyle bir hayatim var.

Sadece benim degil aslinda, herkesin…Hepimizin zor ve yorucu ama ayni zamanda yasanilasi ve mutlu ve ozenilesi hayatlari var. Cogunlukla bu iki durumu birbirinden ayirmak cok guc aslinda. Ayni gun icerisinde kendinizi sansli varsayarken saatler sonra cok yipratici bir hayatiniz oldugunu dusunebilirsiniz. Bunlarin hepsi dogru aslinda.

Sonucta son zamanlarda kafa patlattigim her konunun sonu suna variyor: Tek bir dogru yok. Herkesin kendi dogrusu var. Boyle olunca da kimsenin kimseye ahkam kesmeye, akil vermeye, hayatini elestirmeye hakki da yok gibi geliyor. Aslinda bu bile benim dogrum, baskasina yanlis gelebilir:) Sonu olmayan bir dongu yani.

Baslarken aklimdaki dusunce ozetle suydu, baskalarinin gozundeki ‘biz’ aslinda bizim onlara yansitmayi tercih ettigimiz ‘biz’iz. Sikintimizi paylasmak istiyorsak, ‘dertli’ olmayi tercih ediyoruz onlarin gozunde, dinlemeyi tercih ediyorsak da onlara ‘dertli’ gozuyle bakiyoruz. Ah, bir vazgecebilsek herhangi bir gozle bakmaktan birilerine. Keske birilerine sadece insan gozuyle, onyargisiz, tarafsiz bakabilsek.

Keske kendi kafamizdaki dogrulari baskalarina kenarindan kosesinden dikte etmesek.

Keske boyle yetistirilmesek en azindan.

Su dogrudur, bu yanlistir denmese bize buyurken.

Veya oyle bir egitilsek ki sorgulamayi akil edebilsek bize ogretilen dogruyu da yanlisi da.

Keske …